İngiltere Premier Lig’in otuzuncu haftası, futbol dünyasının en prestijli mekanlarından biri olan Anfield’da dramatik bir mücadeleye sahne olmaya hazırlanıyor. Bir tarafta Arne Slot yönetiminde geçen sezonu zirvede tamamlamış ancak bu sene zirve yarışından uzaklaşmış bir Liverpool, diğer tarafta ise tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birini geçiren ve küme düşme korkusunu ensesinde hisseden Tottenham Hotspur yer alıyor. 15 Mart 2026 Pazar günü saat 19:30’da başlayacak olan bu dev randevu, her iki takım için de sezonun geri kalanını şekillendirecek bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Anfield’ın büyüleyici atmosferi, bir yanda Avrupa potasında kalmaya çalışan kırmızılıları, diğer yanda ise uçurumun kenarından kurtulmaya çalışan beyazlıları ağırlayacak.
Geçtiğimiz sezon kulüp tarihindeki yirminci şampiyonluğunu ilan ederek büyük bir sükse yapan Liverpool, bu sezona da oldukça iddialı bir giriş yapmıştı. Ligin ilk beş haftasında topladığı puanlarla rakiplerine gözdağı veren Arne Slot’un öğrencileri, ne yazık ki bu ivmeyi sezon geneline yaymayı başaramadı. Oynanan 27 maç sonunda elde edilen 13 galibiyet, 6 beraberlik ve 8 mağlubiyet, kırmızılıları 45 puanla altıncı sıraya kadar geriletti. Lider Arsenal ile aradaki 16 puanlık devasa fark, şampiyonluk hayallerinin bu sezon için rafa kalktığını tescillerken, Liverpool için asıl hedef artık Şampiyonlar Ligi bileti alabilmek haline geldi.
Liverpool cephesinde özellikle 2026 yılının gelişiyle birlikte gözle görülür bir form düşüklüğü yaşanıyor. Yeni yılın başından bu yana ligde sadece iki galibiyet alabilen takımda, savunma zafiyetleri dikkat çekiyor. Toplamda rakip filelere 42 gol bırakırken, kalesinde 35 gol gören Liverpool, geçen sezonki o aşılmaz duvar görüntüsünden oldukça uzak bir profil çiziyor. Chelsea ve Manchester United ile aynı puanda olmaları, Şampiyonlar Ligi yarışı için Anfield’daki her maçın bir final havasında geçeceğini kanıtlıyor. Mohamed Salah gibi yıldızların bireysel performansları, bu zorlu süreçte Slot’un en büyük dayanağı olmaya devam ediyor.
Tottenham tarafında ise durum çok daha vahim bir tablo ortaya koyuyor. Thomas Frank yönetiminde sezonun büyük bölümünü hayal kırıklığı ile geçiren ve on yedi maçta sadece iki galibiyet alabilen Londra ekibi, çareyi radikal bir değişikliğe giderek teknik direktörlük koltuğuna Igor Tudor’u oturtmakta buldu. Lazio, Marseille ve Juventus gibi kulüplerdeki tecrübesiyle bilinen Tudor, şubat ayı ortasında göreve gelmiş olsa da ilk sınavında ezeli rakibi Arsenal karşısında evinde aldığı 4-1’lik yenilgiyle sarsıldı. Şu an itibarıyla düşme hattının sadece 4 puan üzerinde, 16. sırada bulunan Spurs, tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor.
Hırvat teknik adamın önündeki en büyük engel ise takımdaki “kötü alışkanlıklar” ve bitmek bilmeyen sakatlık kabusu. Takımın mevcut durumunu değerlendirirken şu kritik noktaları göz önünde bulundurmak gerekiyor:
Tudor’un gelişiyle birlikte hücum hattında bir miktar hareketlenme görülse de, savunmadaki disiplin kopuklukları devam ediyor. Arsenal karşısında beraberlik golünü atan Randal Kolo Muani, yeni dönemde takımın en önemli gol umudu olarak öne çıkıyor. Genç yetenek Xavi Simons ve pivot santrfor Dominic Solanke de Tudor’un oyun planında kilit roller üstleniyor. Ancak Liverpool deplasmanı gibi bir cehennemde, bu kısıtlı kadroyla direnç göstermek taktiksel dehanın ötesinde bir fiziksel efor gerektiriyor.
Taktiksel açıdan bakıldığında, Liverpool’un Anfield’da oyunu domine etmesi ve özellikle kanat organizasyonlarıyla Tottenham’ın eksik savunmasını zorlaması bekleniyor. Arne Slot, orta sahadaki pres gücünü kullanarak Tottenham’ın oyun kurmasını engellemeye çalışacaktır. Öte yandan Tudor, Juventus döneminden alışık olduğu o sert ve fiziksel oyunu sahaya yansıtmak isteyecek ancak sakatlıklar nedeniyle bu planı tam kapasiteyle uygulaması oldukça zor görünüyor. Kuzey Londra derbisindeki ikinci yarı çöküşü, Spurs’ün mental olarak ne kadar çabuk dağılabileceğini herkese gösterdi.
İstatistiksel veriler ve takımların mevcut ruh halleri yan yana getirildiğinde, Anfield’da ev sahibinin mutlak bir üstünlük kuracağı tahmin ediliyor. Liverpool’un hem kadro kalitesi hem de taraftar desteğiyle maçın başından itibaren tempoyu belirleyeceği aşikar. Tottenham’ın galibiyetsiz serisinin bu kadar zorlu bir deplasmanda son bulması mucizelere bağlı görünüyor. Bu mücadele için en gerçekçi beklenti, kırmızılıların sahadan net bir skorla galip ayrılması yönünde olacaktır. Maçın gidişatının, Liverpool’un erken bulacağı bir golle tek taraflı bir şova dönüşme ihtimali oldukça yüksek.
“Anfield’da oynamak her zaman zordur, ancak şu anki sakatlık listemiz ve form durumumuzla oraya gitmek dünyanın en zorlu görevi haline geldi. Takımdaki mental yapıyı kökten değiştirmemiz gerekiyor.” – Igor Tudor
Sonuç olarak, Liverpool’un 3-0 gibi net bir skorla kazanması ve Şampiyonlar Ligi iddiasını sürdürmesi beklenen bir senaryo. Tottenham için ise bu maç, küme düşme hattına bir adım daha yaklaşmak anlamına gelebilir. Futbolseverleri, taktiksel disiplinin mental çöküşle çarpıştığı, hırslı ve bir o kadar da gergin bir doksan dakika bekliyor.
2025-2026 futbol sezonunun en heyecan verici dönemlerinden birine girilirken, futbolseverlerin gözü kulağı İstanbul’un kalbine, Rams…
İspanya La Liga'nın 27. haftası, futbolseverleri büyüleyecek dev bir randevuya sahne oluyor. Şampiyonluk yarışında hata…
Trendyol Süper Lig’in heyecan dolu atmosferinde futbolseverler oldukça kritik bir karşılaşmaya tanıklık etmeye hazırlanıyor. İstanbul’da…
İtalya Serie A ekiplerinden Juventus, ligin 26. haftasında sahasında Como'yu ağırladığı mücadelede beklenmedik bir mağlubiyet…
İngiliz futbol camiası, yaklaşan İstanbul deplasmanı öncesinde kültürel farkındalık adımlarıyla gündeme geldi. Premier Lig'de mücadele…
Türk futbolseverlerin kalbi, 26 Mart 2026 Perşembe akşamı İstanbul'un eşsiz atmosferinde, Beşiktaş Park'ın çimlerinde atacak.…